Uyku Apnesi ve Horlama: Hayati Riskler ve Çözümler

Bornova Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen panelde, horlama ve uyku apnesinin ciddi sağlık sorunları olduğu ve tedavisinin mümkün olduğu vurgulandı.

Uyku Apnesi ve Horlama: Hayati Riskler ve Çözümler
3 dakikalık okuma

Bornova Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi'nin ortaklaşa düzenlediği "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" başlıklı panelde, uykuda yaşanan nefes kesilmelerinin ve horlamanın yaşamı tehdit eden hastalıklar olduğu uzmanlarca dile getirildi. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi'nde büyük bir katılımla gerçekleşen etkinlikte, konukların soruları da yanıt buldu. Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü'nün koordinasyonunda gerçekleştirilen bu bilgilendirici toplantı, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

Horlama Sosyal Bir Problem, Tedavisi Mümkün

Panelde söz alan KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, polikliniklere başvuran hastaların önemli bir bölümünün horlama şikayetiyle geldiğini ve bu durumun hafife alınmaması gerektiğini belirtti. Dr. Filiz, horlamanın 40 yaş öncesi erkeklerde daha yaygın olduğunu, menopoz sonrası dönemde ise kadın ve erkeklerde görülme sıklığının eşitlendiğini ifade etti. Horlamanın sadece horlayan kişiyi değil, aynı zamanda çevresindekileri de olumsuz etkilediğini, sosyal izolasyona ve hatta boşanmalara yol açabileceğini vurguladı. Uykuda nefesin 10 saniyeden uzun süre durması olarak tanımlanan uyku apnesinin hayati tehlike taşıdığına dikkat çeken Dr. Filiz, bu sorunların aile yaşamını derinden etkileyen sosyal problemler olduğunu ancak modern tedavi yöntemleriyle üstesinden gelinebileceğini ve kimsenin bu rahatsızlıkla yaşamak zorunda olmadığını ekledi. Ayrıca, rüyaların yalnızca derin uyku evrelerinde görülebildiğini de hatırlattı.

Küresel Bir Salgın: Uyku Apnesi

Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi günümüzde de uyku apnesiyle ilgili ciddi bir yayılımın söz konusu olduğunu belirtti. Uykunun basit bir eylemden öte, vücudun ve beynin kendini yenileme mekanizması olduğunu açıklayan Prof. Dr. Uçar, bu nedenle horlamanın asla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Dünya genelinde yaklaşık 1.5 milyar insanın bu hastalıkla mücadele ettiğini ve özellikle obez bireylerin yüksek risk grubunda yer aldığını ifade etti. Uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de zorluk yaşadıklarını dile getiren Uçar, kaliteli uykunun çocukların gelişimi için dahi kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Prof. Dr. Uçar, anatomik yatkınlıklar ve risk faktörlerinin yanı sıra, kalp, tansiyon ve felç hastalarında uyku apnesi sendromunun daha sık görüldüğüne dikkat çekti.

Ağız ve Diş Sağlığı İlişkisi

Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman, horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığıyla doğrudan ilişkisini gözler önüne serdi. Uykuyu "ölmekle yaşamak arasında bir geçiş" olarak tanımlayan Dr. Karaman, hastalığın teşhis sürecinin diş hekimi muayenesinde de başlayabileceğini belirtti. Küçük dilin sarkmasıyla başlayan horlamanın zamanla uyku apnesine dönüşebildiğini açıklayan Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin aksatılmaması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Çok sayıda diş eksikliğinin dilin genişlemesine, yanakların çökmesine ve bu durumun hava yolunu tıkayarak nefes almayı zorlaştırmasına neden olduğunu belirten Dr. Karaman, eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini vurguladı. Çocuklarda da uyku apnesinin görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan çocukların gün içinde dikkat dağınıklığı ve kazalar yaşayabileceğini dile getiren Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi spreyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital takip uygulamaları hakkında da bilgi verdi. Bornovalıların yoğun ilgi gösterdiği panel, uzmanların katılımcıların sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.

İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler