Sosyal Medya Akımlarının Psikolojik Dinamikleri

Uzmanlar, sosyal medyada tehlikeli akımların yayılmasının ardındaki 'görülme ve kabul edilme' ihtiyacını ve özellikle ergenler üzerindeki etkilerini analiz etti.

Sosyal Medya Akımlarının Psikolojik Dinamikleri
4 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, sosyal medyada artan görünürlük arayışının altında yatan psikolojik faktörleri, riskli akımların hızla yayılma nedenlerini ve çocuklarla ergenlerin bu tür trendlerden neden daha fazla etkilendiğini detaylı bir şekilde açıkladı.

Görünür Olma İsteğinin Temelinde Kabul Arayışı Var

Doğantekin, sosyal medyada daha fazla ilgi çekmek adına sınırların zorlanmasının sadece 'dikkat çekme' isteğiyle sınırlı olmadığını belirtti. Ona göre, bu durumun temelinde beğenilme, bir gruba ait olma, kabul görme, merak, heyecan arayışı ve sosyal onay ihtiyacı gibi derin psikolojik güdüler yatıyor. Beğeniler, yorumlar ve izlenme sayıları, bireyin aldığı sosyal geri bildirimi somut ve ölçülebilir hale getiriyor. Özellikle bireyin kendi değerini dışarıdan gelen onayla tanımladığı durumlarda, daha fazla ilgi toplamak için riskli davranışlara yönelme eğilimi ortaya çıkabiliyor. Doğantekin, bu noktada sadece 'dikkat çekme'den ziyade, kişinin temel görülme ve kabul edilme ihtiyacının sosyal medya platformları aracılığıyla karşılanmaya çalışıldığını vurguladı.

“Herkes Yapıyorsa Güvenlidir” Yanılgısı

Bir davranışın geniş kitlelerce yapılıyor olmasının, o eylemin normal ve kabul edilebilir olduğu algısını güçlendirebildiğini ifade eden Doğantekin, bu durumu psikolojideki sosyal kanıt ve sosyal normların etkisiyle açıkladı. Bireyler, çevrelerindeki insanların davranışlarını kendi kararlarında bir referans noktası olarak kullanabiliyor. Özellikle riskli eylemlerin olumsuz sonuçları videolarda gösterilmediğinde, tehlike algısı olduğundan daha düşük seviyede kalabiliyor. Araştırmalar, ergenlerin çok sayıda beğeni alan içeriklere daha fazla yöneldiğini ve bu durumun riskli davranışları içeren paylaşımlar için de geçerli olabildiğini gösteriyor.

Sağlıklı Paylaşım Ne Zaman Riskli Onay Arayışına Dönüşüyor?

Kendini ifade etme, deneyimlerini paylaşma ve sosyal çevreden geri bildirim alma arzusunun doğal insani ihtiyaçlar olduğunu belirten Doğantekin, bu durumun riskli bir hal almasının kritik noktasını açıkladı: Sosyal medyadan alınan geri bildirimin kişinin öz değerini ne ölçüde belirlemeye başladığı. Eğer paylaşımlar beklenen ilgiyi görmediğinde yoğun değersizlik, öfke veya kaygı ortaya çıkıyorsa; ya da kişi daha fazla izlenmek için giderek daha uç, mahrem veya tehlikeli davranışlara yöneliyorsa, sağlıklı paylaşım ihtiyacının yerini riskli bir onay arayışının aldığını düşünebiliriz.

Ergenler İçin Risk, Gruba Kabul Edilme Fırsatı

Tehlikeli sosyal medya akımlarında çocuklar ve ergenlerin en önemli risk gruplarından biri olduğunu ifade eden Doğantekin, ergenlik döneminde akranlar tarafından kabul görme ve bir gruba ait hissetmenin gelişimsel açıdan büyük önem taşıdığını hatırlattı. Bu dönemde ödüle ve sosyal geri bildirime duyarlılık yüksekken, dürtü kontrolü, uzun vadeli sonuçları değerlendirme ve özdenetim gibi sistemlerin gelişimi devam ediyor. Bu nedenle, bir yetişkinin 'gereksiz bir risk' olarak gördüğü davranış, ergen için arkadaşlar tarafından kabul edilme, eğlenme veya görünür olma fırsatı olarak algılanabiliyor. Araştırmalar da ergenlerdeki risk alma davranışlarının sosyal çevreden ve akranların tutumlarından önemli ölçüde etkilenebildiğini ortaya koyuyor.

“Daha Çarpıcı İçerik, Daha Fazla İlgi” Döngüsü

Sosyal medyada yeterli ilgiyi görmediğini düşünen bir çocuğun zamanla daha sıra dışı ve riskli içeriklere yönelebileceğini belirten Doğantekin, sıradan paylaşımların az ilgi görmesi ancak sınırları zorlayan içeriklerin daha çok izlenmesi durumunda 'daha çarpıcı içerik = daha fazla ilgi' şeklinde bir öğrenme döngüsünün oluşabileceğine dikkat çekti. Beğenilerin ergenlerde ödül işlemeyle ilişkili beyin bölgelerinde daha güçlü yanıtlarla bağlantılı olduğunu gösteren çalışmalar, sosyal geri bildirimin bu yaş grubunda neden bu kadar etkili olabildiğini anlamamıza yardımcı oluyor.

Tehlike, Zarara Rağmen Davranışın Sürdürülmesiyle Büyüyor

Sürekli dikkat çekme arayışının tek başına bir psikolojik bozukluk göstergesi olmadığını vurgulayan Doğantekin, önemli olanın davranışın sıklığı, şiddeti, kontrol edilebilirliği ve kişinin yaşamına verdiği zarar olduğunu ifade etti. Kişi, daha fazla ilgi görmek uğruna fiziksel güvenliğini tekrar tekrar tehlikeye atıyor, zarar görmesine rağmen aynı davranışları sürdürüyor, sosyal medyada ilgi görmediğinde yoğun değersizlik veya öfke yaşıyor ya da giderek daha tehlikeli davranışlara ihtiyaç duyuyorsa, psikolojik bir değerlendirme faydalı olacaktır. Özellikle çocuk ve ergenlerde bu duruma dürtüsellik, kendine zarar verme, belirgin duygu durum değişiklikleri, okul ve aile ilişkilerinde bozulma veya sosyal medyadan uzak kaldığında yoğun sıkıntı eşlik ediyorsa profesyonel destek almak büyük önem taşıyor.

Yasaklamak Yerine Düşündüren Sorular Sormak

Ailelerin çocuklarını tehlikeli sosyal medya akımlarından korumak için sadece yasaklayıcı bir dil kullanmasının yeterli olmayabileceğini belirten Doğantekin, 'Bunu yapma' demek yerine, çocuğun neden yapmak istediğini anlamaya çalışmanın daha koruyucu bir yaklaşım olabileceğini söyledi. 'Bu video çok izlendiği için mi sana güvenli geliyor?', 'Kamera olmasaydı bunu yine yapmak ister miydin?' veya 'Bir şeyin çok beğenilmesi onun güvenli olduğu anlamına gelir mi?' gibi soruların, çocuğun eleştirel düşünme ve risk değerlendirme becerisini geliştirebileceğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler