Sağlıkta Kişisel Farklılıklar: Neden Herkes Aynı Değil?
Dr. Burak Can, aynı ilaç veya diyetin farklı sonuçlar vermesinin nedenlerini açıklıyor. Genetik, metabolizma ve mikrobiyota gibi bireysel farklılıkların sağlık üzerindeki etkilerini vurguluyor.
Aynı besin maddesi bir kişide kilo alımına yol açarken başka birini neden etkilemez? Ya da aynı ilacın herkes üzerinde aynı etkiyi göstermemesi, aynı yaşta olmalarına rağmen bazı insanların neden daha genç hissetmesi gibi soruların yanıtları, Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can'a göre tıpkı parmak izi gibi kişiden kişiye değişen biyolojik özelliklerde gizli. Dr. Can, tıp dünyasının uzun süre hastalıkları 'ortalama bir insana' göre tedavi etmeye çalıştığını, ancak modern bilimin artık 'dünyada ne kadar insan varsa, o kadar farklı sağlık haritası var' gerçeğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Bizi birbirinden ayıran dört temel özelliği açıklıyor.
Biyolojik Çeşitlilik: Doğa Seri Üretim Yapmaz
Çevremizde sıkça rastladığımız bir durumdur: aynı diyeti uygulayan iki kişiden biri hızla kilo verirken diğeri neredeyse hiç değişmez. Benzer şekilde, aynı ilacı kullanan iki kişiden birinde istenen etki görülürken, diğerinde fayda sağlanamayabilir. Hatta aynı yaşta iki bireyden biri son derece dinç görünürken, diğeri kendini sürekli yorgun hissedebilir. Dr. Burak Can, bu durumu 'Doğa seri üretim yapmaz' metaforuyla açıklıyor. Her insanın biyolojisinin benzersiz olduğunu vurgulayan Dr. Can, uzun yıllar boyunca tıbbın hastalıkları 'ortalama bir insana' göre değerlendirdiğini ifade ediyor. Ancak genetik, metabolizma ve mikrobiyota alanındaki son bilimsel gelişmeler, her bireyin biyolojik olarak farklı çalıştığını kanıtladı. Bu nedenle modern tıp, artık yalnızca hastalığı değil, hastanın kendisini de anlamaya odaklanıyor. Çünkü her bireyin kendine özgü bir sağlık haritası bulunuyor.
Sağlığımızı Şekillendiren 4 Temel Farklılık
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, sağlığımızı belirleyen tek bir faktör olmadığını, vücudumuzun doğuştan gelen genetik özelliklerden yaşam boyu şekillenen biyolojik süreçlere kadar birçok mekanizmayla çalıştığını belirtiyor. Modern tıbbın bu farklılıkları artık dikkate aldığını söyleyen Dr. Can, bizi birbirinden ayıran ve sağlığımızı kişiye özel kılan dört temel bilimsel özelliği şöyle sıralıyor:
Genetik Kodlarımız ve İlaç Etkileşimi
Dr. Burak Can, DNA'mızı bir kullanım kılavuzuna benzetiyor ve ilaçlara nasıl tepki vereceğimizi belirlediğini ifade ediyor. Örneğin, kalp hastalıklarında yaygın kullanılan standart bir kan sulandırıcının, bazı insanların karaciğerindeki küçük bir genetik fark nedeniyle vücutta asla aktifleşemediğini belirtiyor. Bu durum, komşunuza şifa olan bir ilacın, sizin genetik yapınız yüzünden sizi korumasız bırakabileceği anlamına geliyor.
Metabolizma Hızı ve Besin Tepkileri
Dünyanın saygın tıp dergilerinden Cell'de yayımlanan ünlü bir araştırmanın 'herkes için geçerli' diyet listeleri algısını yıktığını dile getiren Dr. Can, katılımcılara aynı miktarda beyaz ekmek verildiğinde, birinin kan şekerinin hızla yükseldiğini, diğerinde ise neredeyse hiç artmadığını gözlemlediklerini aktarıyor. Hatta bazı bireylerde saf tereyağının kan şekerini etkilemezken, sağlıklı kabul edilen domatesin kan şekerini yükselttiği saptandı. Bu durum, her insanın metabolizma hızının tamamen kendine özgü olmasından kaynaklanıyor.
Mikrobiyota: İçimizdeki Gizli Parmak İzi
Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca faydalı bakterinin dizilimi, tıpkı parmak izimiz gibi her bireye özgüdür. Sizin bağırsağınız bir yiyeceği sorunsuz sindirirken, bir başkasınınki aynı besinden vücutta gizli bir iltihaplanma (inflamasyon) yaratabilir. Dr. Burak Can, son yılların popüler zayıflama ilaçlarının herkeste aynı sonucu vermemesinin ardında da bu iç ekosistemin yattığını vurguluyor.
Hücresel Yaşlanma Hızımız
Aynı yıl ve ayda doğmuş iki kişinin, kimliklerine göre 45 yaşında olmalarına rağmen, birinin hücrelerinin 35 yaş enerjisiyle çalışırken, diğerinin kronik stres, kötü beslenme veya uykusuzluk gibi faktörler nedeniyle 55 yaşına gelmiş olabileceğini belirten Dr. Can, Dr. Steve Horvath'ın 'Epigenetik Saat' araştırmalarına dikkat çekiyor. Epigenetik saatin, yaşam tarzımızın genlerimiz üzerindeki etkisini kanıtladığını ve tedavi planlanırken kimlikteki yaşa değil, hücrelerin gerçek biyolojik yaşına bakılması gerektiğini ifade ediyor.
Kişiye Özel Sağlık Yönetimi ve Gelecek
Tıpta yeni dönemde, herkese aynı yaklaşımı uygulamak yerine her bireyin kendine özgü biyolojisinin anlaşılmasına odaklanıldığını belirten Dr. Burak Can, genetik analizlerden gelişmiş laboratuvar testlerine, biyobelirteçlerden yapay zekâ destekli değerlendirmelere kadar birçok yenilik sayesinde artık kişiye özel sağlık yönetiminin mümkün hale geldiğini söylüyor. Amaç sadece hastalık geliştikten sonra en doğru tedaviyi belirlemek değil; kişinin risklerini önceden saptayarak hastalık ortaya çıkmadan önce önlem almak ve sağlıklı geçirilen yaşam süresini, yani “healthspan”i uzatmaktır. Dr. Can, tüm bu nedenlerle sağlık konusunda başkalarıyla kıyaslama yapmanın doğru olmadığını vurgulayarak, 'Sosyal medyada gördüğünüz bir beslenme modeli, komşunuza iyi gelen bir takviye ya da arkadaşınızın kullandığı bir ilaç sizin için en doğru seçenek olmayabilir. Çünkü her insanın biyolojisi kendine özgüdür. Sizden yalnızca bir tane var' sözleriyle bireyselliğin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

