Aşırı Sıcaklara Karşı Uzman Uyarısı

Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, aşırı sıcakların sağlık üzerindeki risklerine dikkat çekerek, korunma yolları ve acil durum müdahaleleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Aşırı Sıcaklara Karşı Uzman Uyarısı
2 dakikalık okuma

Yaz aylarında artan sıcaklıklar, insan sağlığı üzerinde ciddi tehditler oluşturabiliyor. Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, vücudun belirli bir sıcaklık aralığında en verimli şekilde çalıştığını ve bu sınırların dışına çıkmanın çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Sur'a göre, sağlıklı bir yetişkinin vücut sıcaklığı 36.1-37.2 derece arasında olmalı. 35 derecenin altı hipotermi, 38 derecenin üzeri ise ateş olarak kabul edilirken, 40 dereceyi aşan sıcaklıklar hayati tehlike taşıyan sıcak çarpması riskini barındırıyor.

İdeal Ortam Koşulları ve Nem Faktörü

Prof. Dr. Sur, sadece sıcaklığın değil, nem oranının da sağlık için kritik olduğunu vurguladı. İnsanların kendilerini en rahat hissettiği ortam sıcaklığının 20-24 derece, bağıl nem oranının ise yüzde 40-60 seviyelerinde olması gerektiğini ifade etti. Yüksek nemin terlemeyi engelleyerek hissedilen sıcaklığı artırdığını, düşük nemin ise cilt ve solunum yollarında kuruluğa neden olabileceğini aktardı. Araştırmaların, insan vücudunun enerji harcamadan ısı dengesini koruyabildiği “termal konfor bölgesinin” 22-25 derece sıcaklık ve yüzde 40-60 nem ile hafif hava akımı bulunan ortamlar olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Aşırı sıcakların vücudun doğal ısı düzenleme mekanizmalarını zorladığını belirten Prof. Dr. Haydar Sur, terleme yoluyla serinleme çabasının yüksek sıcaklık ve nemde yetersiz kalabileceğini söyledi. Bu durumun vücudun su kaybetmesine ve hayati tehlike arz eden dehidrasyona yol açabileceğine dikkat çekti. Susuz kalma, halsizlik, baş dönmesi, kas krampları, baş ağrısı, düşük tansiyon, bayılma, ısı bitkinliği ve sıcak çarpması gibi sorunların sıkça görüldüğünü; kalp, böbrek ve kronik hastalığı olan bireylerin bu süreçte daha büyük risk altında olduğunu ifade etti. Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılması, fiziksel aktivitelerin sabah erken veya akşam serin saatlere bırakılması gerektiğini vurguladı. Günde 2-3 litre su tüketimi, açık renkli ve bol giysiler tercih edilmesi, şapka ve güneş gözlüğü kullanımı gibi önlemlerin önemine değindi. Şekerli, kafeinli ve alkollü içeceklerden uzak durulması gerektiğini, idrar renginin koyulaşmasının susuzluk belirtisi olduğunu hatırlattı.

Risk Grupları ve Ev Ortamında Korunma

Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve kronik hastalığı olan bireylerin aşırı sıcaklardan daha fazla etkilendiğini belirten Prof. Dr. Sur, bu kişilerin günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamalarını, düzenli sıvı almalarını ve ev ortamlarını serin tutmalarını tavsiye etti. Klimaların 23-26 derece arasında ayarlanması, filtrelerinin düzenli temizlenmesi ve soğuk havanın doğrudan kişiye gelmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, gündüz perdelerin kapalı tutulması, evin sabah ve akşam havalandırılması, gereksiz elektrikli cihaz kullanımının azaltılması ve ılık duş alınmasının ev içinde serin kalmaya yardımcı olacağını ifade etti.

İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler