Aort Anevrizması Kapalı Yöntemle Tedavi Edildi

Uzmanların 'sessiz kanser' olarak adlandırdığı torakoabdominal aort anevrizması, Memorial Göztepe Hastanesi'nde uygulanan ileri endovasküler yöntemle başarıyla tedavi edildi.

Aort Anevrizması Kapalı Yöntemle Tedavi Edildi
4 dakikalık okuma

Tedavi edilmediğinde aniden damar yırtılması ve ölümcül sonuçlar doğurabilen, tıp dünyasında “gizli kanser” olarak bilinen torakoabdominal aort anevrizması, Memorial Göztepe Hastanesi’nde uygulanan yenilikçi endovasküler yöntemle başarılı bir şekilde tedavi edildi. Yaklaşık bir yıl boyunca birçok sağlık merkezinden “açık cerrahi tek seçenek ve çok riskli” yanıtını alan 67 yaşındaki Murat Özgür, kendisine özel tasarlanan tamamen kapalı bir girişimle kasık bölgesinden yapılan operasyon sayesinde sağlığına kavuştu. Bu başarılı müdahalede 8 farklı stent kullanılırken, hastanın böbreğini besleyen doğumsal damar varyasyonu da özenle korunarak başarılı bir sonuca ulaşıldı.

Torakoabdominal aort anevrizması tanısı konan ve KOAH hastalığı nedeniyle açık cerrahi için yüksek risk taşıyan Murat Özgür, yaklaşık bir yıl boyunca farklı sağlık kuruluşlarında tedavi arayışı içinde oldu. Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer ve Op. Dr. Hidayet Demir tarafından yapılan kapsamlı değerlendirmelerin ardından, hastanın ileri endovasküler yöntemle tedavi edilmesine karar verildi. Kasık bölgesinden yapılan küçük kesilerle gerçekleştirilen operasyonda, farklı boyutlarda toplam 8 stent kullanılarak anevrizma tamamen kapalı yöntemle onarıldı.

Bir Yıllık Tedavi Arayışı ve Yeniden Sağlık

Yaşadığı zorlu süreci anlatan Murat Özgür, ilk belirtilerin ani bir şekilde başladığını ifade etti: “Banyodan çıktıktan sonra göğsüme çok şiddetli bir ağrı saplandı, nefes almakta zorlanıyordum. Ağrı sabaha kadar devam etti. Yapılan tetkiklerin ardından kalp ve damar cerrahisine başvurmam gerektiği söylendi. Birçok doktora gittik, hepsi ameliyatın çok zor olduğunu belirtti. Sonunda İstanbul’a geldim ve hocalarım beni ameliyat etti. Şimdi çok iyiyim, tek başıma yürüyebiliyor ve rahatça hareket edebiliyorum. Elbette çok korkularım vardı ama artık kendimi iyi hissediyorum.”

Murat Özgür’ün oğlu Mert Özgür ise yaklaşık 8-9 ay boyunca farklı merkezlerde çözüm aradıklarını belirtti: “Babamın tip II torakoabdominal aort anevrizması vardı. Açık ameliyatın çok riskli olduğu, KOAH hastası olması nedeniyle uygun olmayabileceği söylendi. Daha sonra hocalarımıza ulaştık ve kapalı stent tedavisi uygulandı. Şu anda babam yürüyebiliyor, böbrek fonksiyonlarında hiçbir sorun yok. Bu süreçte çok zor günler yaşadık, sürekli damarın yırtılmasından endişe ediyorduk. Benzer durumda olan hastaların kesinlikle umutsuzluğa kapılmaması gerekiyor. Bu hastalığın tedavisi var ve bu alanda çok başarılı hekimlerimiz bulunuyor.”

“Sessiz Kanser” Aort Anevrizması ve Tedavi Süreci

Operasyonu gerçekleştiren Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Altuğ Tunçer, torakoabdominal aort anevrizmasının damar cerrahisinin en karmaşık hastalıklarından biri olduğunu ve çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlediğini vurguladı. Tunçer, “Biz aort anevrizmasını ‘sessiz kanser’ olarak tanımlıyoruz. Çünkü hastalık genellikle belirti göstermeden ilerlerken, hastalar günlük yaşamlarına devam ederken damar yavaş yavaş büyüyor. Belirli bir büyüklüğe ulaştığında ise damar yırtılması veya diseksiyon gelişebilir ve bu durum ani ölümlere neden olabilir” dedi.

Hastanın kendilerine başvurduğunda aort damarındaki genişlemenin yaklaşık 12 santimetreye ulaştığını belirten Prof. Dr. Tunçer, şunları ekledi: “Hastamızın aort damarındaki genişleme 12 santimetreye ulaşmıştı. Normalde hastaların büyük bir kısmı bu boyuta ulaşamadan damar yırtılması nedeniyle yaşamını yitirebiliyor. Kısacası, oldukça ileri bir evredeydi. Detaylı incelemelerimizin ardından kapalı yöntemle tedavi edilebileceğine karar verdik. Kasık bölgesinden yaklaşık 3 santimetrelik kesilerle ana stenti yerleştirdik. Bağırsak, karaciğer ve böbrek damarlarını özel stentlerle ana sisteme bağlayarak işlemi tamamen kapalı yöntemle tamamladık. Hastamızı operasyondan 5 gün sonra taburcu ettik.”

Kapalı Yöntemin Avantajları ve Risk Faktörleri

Memorial Göztepe Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hidayet Demir ise torakoabdominal aort anevrizmalarının endovasküler yöntemle tedavisinin Türkiye’de son yıllarda uygulanmaya başlanan ileri tekniklerden biri olduğunu ifade etti. Demir, “Son 1-2 yıl öncesine kadar bu tip hastalarda temel tedavi seçeneği açık cerrahiydi. Hastamızı ayrıntılı üç boyutlu ölçümler ve analizlerle değerlendirdikten sonra kapalı yöntemle tedavi edebileceğimizi belirledik. Bu yöntem sayesinde hastalar çok daha kısa sürede taburcu oluyor ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebiliyor. Açık cerrahiye göre akciğer ve bağırsak komplikasyonları da belirgin şekilde azalıyor” diye konuştu.

Op. Dr. Demir, tedavinin ardından hastaların ömür boyu takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu: “Sigara, yüksek tansiyon ve genetik yatkınlık en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle ağır kaldırma, şiddetli öksürme ve aşırı ıkınma gibi ani basınç artışları damar yırtılması riskini artırabiliyor. Bu nedenle hastaların tansiyonlarını kontrol altında tutmaları, sigaradan uzak durmaları ve düzenli hekim kontrollerini aksatmamaları büyük önem taşıyor.”

İlgili Haberler

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Evcil Hayvanlar Çocuklarda Yalnızlığı Azaltıyor

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Mevlid Kandili: Peygamber Sevgisini Yenileme Fırsatı

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Aşırı Sıcaklar Beyin Kimyasını Değiştiriyor

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler

Şiddet Yükselişi: Medya ve Kültürel Etkiler