Hz. Peygamber'in Hedefi İktidar Değil Gönüllerdi

Üsküdar Üniversitesi'nde düzenlenen 3. Al-i Beyt Sempozyumu'nda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hz. Peygamber'in amacının gönülleri inşa etmek olduğunu vurguladı.

Hz. Peygamber'in Hedefi İktidar Değil Gönüllerdi
3 dakikalık okuma

Üsküdar Üniversitesi, Âlemlere Rahmet olarak anılan Hz. Muhammed'in (sav) doğumunun 1500. yılı anısına “Nebevî Mirasın Işığında İslam Medeniyeti” başlıklı 3. Al-i Beyt Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu'nda başlayan etkinlik, Hafız İbrahim Yağız'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle açıldı. Sempozyumun açılış konuşmaları, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül, Amman Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî, Afroasya Üniversiteler Birliği İcra Direktörü Prof. Dr. Ashraf Abdul Rafi Al-Darfaili ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zelka tarafından gerçekleştirildi.

Teknoloji Doğru Amaçlarla Kullanılabilir

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sempozyumun Hz. Muhammed'in (sav) doğumunun 1500. yılına ve Hicri yılın başlangıcına denk gelmesini “anlamlı bir tevafuk” olarak nitelendirdi. Konuşmasında ilginç bir yaklaşımla, Hz. Muhammed'in (sav) günümüzde yaşasaydı toplumu nasıl ıslah edeceğini yapay zekâya sorduğunu aktaran Prof. Dr. Tarhan, yapay zekânın verdiği cevapların dikkat çekici olduğunu belirtti. Teknolojinin yalnızca olumsuz değil, doğru amaçlarla da kullanılabileceğini vurgulayan Tarhan, yapay zekânın “Toplumun düzelmesini istiyorsanız önce kalpleri, sonra aileleri, sonra kurumları düzeltin. Ahlak kanun korkusuyla değil, Allah bilinci ve vicdanla ayakta kalır. Yuvayı ve vicdanı güçlendirin. Allah katında en üstün olanınız O'na karşı en çok takva sahibi olanınızdır. Güzel ahlakı yeniden merkeze alın. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Çocukları doğruluk, sabır, paylaşma, empati ve sorumluluk gibi değerlerle yetiştirin. Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder. İsraf ve tüketim tutkusundan sakının. Dijital dünyada da ahlakı koruyun; gıybeti, iftirayı ve nefret söylemini sosyal medyada da işlemeyin. Teknolojiyi insanlığa hizmet için kullanın. Ahlakı sadece konuşmayın, yaşayın. Çocuklarınıza servetten önce karakter bırakın. Güçlü olduğunuzda adil, zengin olduğunuzda cömert, öfkelendiğinizde sabırlı olun. İnsanların kusurlarını aramak yerine kendi nefsinizi düzeltin. Toplum, kanunlarla değil; vicdanı diri, sözü doğru ve emanete sadık insanların çoğalmasıyla yeniden ayağa kalkar. Toplumun ahlakı fertlerin vicdanıyla başlar, ailede kök salar, adaletle korunur, merhametle büyür ve güzel örneklerle nesilden nesile aktarılır” şeklindeki yanıtını paylaştı.

Bu değerlendirmelerin günümüz şartlarını anlama açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, içinde bulunulan dönemi Medine dönemi yerine Mekke dönemi olarak ele almak gerektiğini düşündüğünü dile getirdi. Hz. Muhammed'in (sav) Mekke dönemindeki tebliğ yöntemine dikkat çeken Tarhan, “Mekke dönemi 13 yıl sürdü. Her türlü ambargo ve baskıya rağmen Resulullah hiçbir zaman fiziki mücadeleyi öncelemedi. Hazreti Ömer'in karşılık verilmesi yönündeki tekliflerine rağmen kalplere hitap etmeyi seçti. Kendisine 'Sana Mekke'nin yönetimini verelim, davandan vazgeç' denildiğinde bunu kabul etmedi. Eğer siyasi güç peşinde olsaydı Mekke'nin emiri olur, insanları zorla Müslüman yapmaya çalışabilirdi. Fakat onun hedefi iktidar değil, gönülleri inşa etmekti. İslamiyet'i sevdirmek, insanları ikna etmek ve kalpleri kazanmak üzerine bir yöntem geliştirdi. Bugün bizim de önceliğimiz insanlara İslamiyet'i zorla kabul ettirmek değil, sevdirmek, ikna etmek ve gönüllerde yer edinmesini sağlamak olmalıdır” ifadelerini kullandı. İstanbul İl Müftü Yardımcısı Zekeriya Bülbül ise, İslam medeniyetinin temelinin bireyin kendisinden atıldığını belirterek, “Dolayısıyla İslam medeniyetinin birinci ayağı, o medeniyetin inşasına aday olmuş kulların salihliğinden geçmektedir. İslam medeniyetinin inşasında ilk hedef kitlesi kişinin bizzat kendisidir. Kişi Allah ile arasındaki bağını güçlü tutmalı, Peygamber sevgisini diri tutmalıdır ki bu medeniyetin salih kul örneği önce kendi hayatında tezahür edebilsin” dedi. Sempozyumun aile, bağlılık ve insanın inşasına odaklanan başlıklarını önemli bulduğunu belirten Bülbül, modern çağın dijital dönüşümünün risklerine de değindi. Amman Mearic İslami Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Şeyh Avn el-Kaddûmî de sempozyumun Hicri yeni yılın ilk günlerinde düzenlenmesinin anlamlı olduğunu belirterek, İslam dünyası ve insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti. el-Kaddûmî, modern insanın yaşadığı manevi ve toplumsal krizlere dikkat çekerek, sempozyumun bu konudaki temasının isabetli olduğunu vurguladı.

İlgili Haberler

Efes Selçuk'tan Üniversiteye Başlayan Gençlere Harçlık

Efes Selçuk'tan Üniversiteye Başlayan Gençlere Harçlık

Maltepe'de Kadınlara Öz Savunma Eğitimleri Başladı

Maltepe'de Kadınlara Öz Savunma Eğitimleri Başladı

Maltepe Yaz Okulu Eğlenceli Kapanışla Bitti

Maltepe Yaz Okulu Eğlenceli Kapanışla Bitti

Haymana YKS Kurslarından Yüzde 50 Başarı

Haymana YKS Kurslarından Yüzde 50 Başarı